Tarihin En Arıza 8 Futbolcusu
Eric Cantona

Fransızlar’ın efsane futbolcusu Eric Cantona’nın arızalarını anlatmaya satırlar yetmez. Futbolcunun, Fransa’da kariyeri pek parlak geçmedi; yaşadığı olaylar, verdiği ölçüsüz demeçler (Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu yöneticilerine ‘Salak’ demişti…) yüzünden ülkesinde çok adres değiştirdi. Leeds United’da dirildi ve Manchester United’da efsane oldu.
En büyük arızası: 1995 yılında, Crystal Palace maçında kırmızı kartla oyun dışında kalırken, kendisine laf atan bir taraftara uçan tekme attı; dokuz ay futboldan men edildi.
Roy Keane

Şu sıralar Ipswich Town’ın teknik direktörlüğünü yapan Roy Keane, futbolculuk yaşamı boyunca; kavgalar, ırkçı söylemler ve kartlarla karşımıza çıktı. Arsenal-Manchester United maçında Patrick Vieira’ya ‘Köle’ demesi, aylarca tartışıldı. 2002 Dünya Kupası öncesinde, İrlanda Millî Takımı’nın antrenman tarzını ağır bir dille eleştirdi ve millî takımla ilişkisi kesildi.
En büyük arızası: 1997 yılında kendisini sakatlayan Norveçli Alf-Inge Haaland’ı, intikam almak için, dört yıl sonra çok sert bir şekilde sakatlayarak, 29 yaşındaki futbolcunun spor yaşamını bitirdi.
Paola Di Canio

Faşist kimliğini hiçbir zaman gizlemeyen Paolo Di Canio, listedeki bir diğer İtalyan futbolcu. İtalya’da ve İngiltere’de sürdürdüğü kariyeri boyunca 100′den fazla gol atan Di Canio’nun, siyasi tarafı her zaman gündemdeydi; o kadar ki, CV’sine Mussolini hayranı olduğunu yazdığı söylenir.
En büyük arızası: 2005 senesinde emekçilerle özdeşleşmiş Livorno ile yaptıkları maçta sahanın ortasında Nazi selamı verdi.
Erkek Adamın İlkleri
İlk kez ne zaman öpüştün? Ya da ilk kez ne zaman terkedildin? İlk platonik aşkın ve aldatman ne zamandı? Aşk ve cinsellik hayatından ilkler neler? Biraz hatırlaman gerekecek!
İlkler bilirsiniz ki hiçbir zaman unutulacak gibi değildir. Özellikle de iş, aşk ve cinsellik konusu olunca insan kolay kolay unutamıyor. AskMen Türkiye ve benderimki.com işbirliğiyle hazırladığımız dev anket sonucunda erkek adama aşk ve cinsellik hayatıyla ilgili ilklerini sorduk.
Bu araştırmaya katkıda bulunacak tüm kullanıcılarımıza teşekkür ederiz. Bu araştırma sonucu erkeklerin aşk ve cinsellik hayatlarının ilkleri tamamen ortaya çıkacak. Anketi çözerken geçmişe maceralı bir yolculuk yapacağınızı garanti edebiliriz.
Alfa Romeo TZ3 Corsa
TZ3 Corsa 4.2 litrelik 420 hp’lik V8 motoruyla ortalığı dağıtmaya geliyor.
İtalyan karoser yapımcısı Zagato yeni TZ3 Corsa’nın örtüsünü Cenobbio İtalya’da kaldırdı. TZ3 Corsa Zagato ve Alfa Romeo’nun 90 yıllık ortaklığı şerefine üretilmiş bir araç.
Zagato’nun Alman yetkilisi Martin Kapp bu model hakkında detaylı bilgileri ise şöyle açıkladı: Otomobilin şasisi mono kabuk boru şeklinde karbon fiberden yapıldı. The TZ3 Corsa iki kişilik, ortadan motorlu spor bir araç. Alimünyum kasası yaklaşık 850 kg ağırlığında. TZ3 bu kilosuyla tam bir yarışçı.
Kaputun altındaysa 4.2 litrelik V8 420 hp gücünde bir canavar yatıyor. Sıralı 6 ileri vites TZ3′ün üzerinde bulunuyor.

18 inçlik jantlarıyla yere sıkı sıkıya oturan TZ3 0′dan 100 km’ye 3.5 saniye içinde ulaşıyor. Otomobilin maksimum hızı ise 300 km/s.
Jannelle Priego Resimleri
Jannelle Priego
Dejavu Nedir ?

Her insan zaman zaman yaşadığı bir olayı yaşamış, veya gördüğü bir yeri daha önce görmüş gibi hisseder. Beynin bu algı bozukluğuna dejavu denir. Bu algı bozuklunu yaşayan insanların bazıları, bazen kendilerinin doğa üstü güce sahip olduklarına veya daha önce yaşadıkları “rekarnasyon” hissine kapılırlar.
Hangi Kişilik Yapısına Sahipsin?

Doğumdan sonra dış faktörlerin etkisi ile kişiye has olarak gelişen; kişinin kendine özgü davranış biçimine kişilik denir.
Kişiliğin kazanılmasında etkili olan dış faktörler arasında anne-baba, kardeş, akraba, arkadaş, örf ve adetler..vs. sayılabilir.
Parmak izlerinin farklı olması gibi herkeste farklı bir kişilik yapısı vardır. Kişilik yapısının, çeşitli ruhi travmalarla, nedenini bilmediğimiz nedenlerle veya dış etkenlerde uç noktalara ulaşması ile kişilik bozuklukları oluşur.
Kişilik bozukluklarına neden olan biokimyasal etkileri göz önüne almak büyük önem taşır ve tedavinin temelini oluşturur. Örneğin heyecanlanan bir kişide adrenalin denen hormon yükselir yine bazı takıntı hastalarında ve aşırı sinirde vücutta bazı biokimyasal değerler yüksek bulunur ve ilaç tedavisiyle normal hale getirilir.
Depresyona giren hiçbir şeyden zevk almayan hastalara halk dilinde mutluluk ilaçları diye adlandırılan Seratonin seviyesini yükselten ilaçlar vererek kişi normal hayat kalitesine kavuşturulur.
Kişilik bozukluklarına kısa olarak özetlemek istiyorum.
1) Histerik kişilik yapısı: Bu kişilikteki şahısların devamlı çevrenin ilgisini üzerlerine çekme eğilimi vardır. Bu yüzden abartılı giyinirler, makyaj malzemelerinin uzaktan fark edilecek şekilde olmasına özen gösterirler.
Bu kişiler çok konuşur, çok yalan söylerler, çevrenin tüm ilgisinin kendilerinde olmasını isterler.
Kişi çevreden gelen uyarılardan kendini bir süre arındırmak için bayılır. Bunun dışında kendine başka hastalıklar bulur ve bununla çevrenin ilgisini çekmeye çalışır.
2) Şizoid kişilik yapısı: Genel davranışları hep belirli kurallar içindedir.Her zaman aynı saatte kalkarlar,aynı saatte kahvaltı yaparlar aynı saatte işe giderler vs.bu sürelerin geçmesi resmi ve sert tutumları vardır çevresindeki insanlarca kaba olarak bilinirler.
3) Paranoid kişilik yapısı: Bu kişiler çevreden aşırı kuşkulu ve her an uynık olmaları dikkat çekerler. Hiç kimseye güvenmezler. Toplumun en zeki ve en akıllısı olduklarını sanırlar. Saldırılara karşı her an hazır olmak isterler. Bu tür kişilerle iş yapmak zordur. Anlaşmaları 8 -10 kere bozarlar. Çok şüphecidirler ve güvenmezler.
4) Obsesif kişilik yapısı: Bu şahıslar kendilerine güvenmezler, iş yaparken iyimi kötümü olduğuna karar veremezler. Ve takıntı hastalığı diye adlandırılır. Obsesif kompulsif nöroz denen hastalığa sık yakalanırlar.
5) Narşistik kişilik yapısı: Bu şahısların kendilerine karşı aşırı bir ilgisi vardır. İlgileri kendilerine yönelmiştir. Zamanlarının büyük çoğunluğunu ayna karşısında geçirirler.
6) Psikopatik kişilik yapısı: Genellikle zalim, çevreye zarar veren insanlar olarak tanınırlar. Toplumun, kamunun değerli mallarına zarar verirler. Zeka seviyeleri yüksektir ama okul başarıları düşüktür.
Yukarda belli başlı uç kişilik bozukluklarından bahsettim. Bu kişilik bozukluklarına müdahale etmek mümkündür. Örneğin takıntısı çok olan kişinin, bu durumu düzeltilebilir. Fakat ana kişilik yapıları hiçbir zaman değişmez.
Doç. Dr. Serdar Dağ
Nörolog



